Büyük İskender: Dünyayı Fetheden İmparator

Büyük İskender
Büyük İskender

Tarihte çok az hükümdar vardır ki bilinen dünyanın tamamına yakınını fethetmiş, tek bir devlet ve yönetim altında birleştirmiş olsun. Günümüzde Amerika Birleşik Devletleri’nin tüm dünyada kurduğu siyasi ve kültürel hegemonyasını kaybetmekte olduğu tartışıladursun, biz geçmişte bunu tam anlamıyla sağlamış bir hükümdarın bıraktığı ize bakalım. Bahsettiğimiz hükümdar ise Yunanca aslıyla Aleksandros, bizim dilimizde ise Arapça’dan geçmiş haliyle İskender olarak bilinen nam-ı diğer Büyük İskender. Keyifli okumalar!

Büyük İskender’in Gençliği

İskender, M.Ö. 356 yılında Makedonya Kralı II. Filip’in oğlu olarak Makedonya’nın başkenti Pella’da dünyaya geldi. Doğumu efsanelerle açıklanan, babasının Zeus olduğu bile yakıştırılan İskender çocukluğu boyunca becerikli dadıların gözetimi altında lir çalarak, ata binerek, dövüşmeyi ve avlanmayı öğrenerek soylu becerileriyle büyütüldü. Hocalarının en önemlisi ünlü filozof Aristotales’ti. İskender’in çocukluğunda bile geleceğe dair işaretler sezmek mümkündü. Örneğin, 10 yaşındayken bir tüccar satmak üzere bir at getirmiştir ancak at sakinleşmediğinden II. Filip atın geri götürülmesini emreder. Bu sırada atı sakinleştirmeyi deneyen İskender bunda başarılı olur ve bunun ardından Plutarkos şöyle der: “Makedonya senin için çok küçük. Hırsların için yeterince büyük bir krallık bulmalısın.”[1]

Tahta Çıkış ve Makedonya’nın Yükselişi

II. Filip oğlunu tahta hazırlamak için gerekli deneyimi sağlaması amacıyla onu Aristo gözetimindeki eğitiminin tamamlandığı 16 yaşından itibaren önemli askeri ve idari görevlere atadı. Örneğin, Filip Byzantion’a savaş açtığında oğlunu Makedonya’ya naip ve varis olarak bıraktı. Filip’in yokluğunda ülkesine yapılan saldırılara karşılık veren İskender, bu saldırıları savuşturup Alexandropolis’i kurdu.

Pella’ya yapılan saldırılar ve II. Filip’in seferleriyle geçen yıllar sonunda M.Ö. 336’da II. Filip’in bir suikaste kurban giderek ölmesi sonucu İskender tahta geçti ve dünyanın daha önce görmediği zaferlerle dolu bir hükümadarlık dönemi başlamış oldu.

II. Filip Öldüğünde Makedonya Krallığı'nın Durumu
II. Filip Öldüğünde Makedonya Krallığı’nın Durumu

İskender tahta geçtiğinde artık siyasette de ustalaşmış bir hükümdardı. Tahttaki yerini sağlamlaştırmak için tahtta hak iddia eden potansiyel rakipleri ortadan kaldırarak saltanatına başladı. Kuzeni eski IV. Amyntas’ı idam ettirdi. Ayrıca Lyncestis bölgesinden iki Makedon prensini öldürdü. Filip’in ölümü üzerine ayaklanan Trakyalı kabileler üzerine 3000 Makedon süvarisiyle akınlar düzenledi ve isyanları şiddet yoluyla bastırdı. Hayalindeki Asya Seferi’ne başlamadan önce kuzey sınırlarını sağlama almak için Trakyalı kabilelere ve kuzeybatısındaki İllirya topraklarına saldırdı ve aldığı zaferlerle bu sınırları korumaya aldı. Artık her şey büyük Asya seferi için hazırdı.

Asya Seferi ve Büyük Makedonya’nın Doğuşu

II. Filip ölmeden önce 10.000 kişilik bir orduyu Pers soyundan gelen Ahameniş İmparatorluğu’nun Ege adaları ve Anadolu topraklarındaki hakimiyetini kırmak ve bu bölgeyi Pers yönetiminden kurtarmak üzere Anadolu’ya geçirmişti. Anadolu’nun Batı sahillerindeki Yunan şehirleri bu haberle ayaklandı ancak Pers orduları önünde tutunamayarak yenildiler.

Bunun üzerine İskender M.Ö. 334 yılında 30 bin piyade ve 5 bin süvariden ordusunu harekete geçirdi ve ordusunu Anadolu üzerine sürdü. Öncelikle Troya’ya uğrayan ve burada Akhilleus’un mezarını ziyaret eden İskender, Pers ordusuyla ilk kez Granikos Savaşı’nda karşı karşıya geldi ve Persleri büyük bir yenilgiye uğrattı. Bu zaferle Pers topraklarının önündeki engel ortadan kalktı. M.Ö. 334 ve M.Ö. 333’teki savaşlarda Batı Anadolu’nun tamamını kontrolü altına aldı. Söylenceye göre Frigya’dan geçerken de Asya’ya hükmedecek kişinin çözeceği rivayet edilen Gordion Düğümü’nü keserek dünyaya mesajını verdi.

Efsanelere meydan okuyan İskender Gordion Düğümü'nü keserken.
Efsanelere meydan okuyan İskender Gordion Düğümü’nü keserken.

Ankara, Kapadokya ve Kilikya coğrafyasını ele geçirdikten sonra güneye indi ve bugünkü İskenderun civarında Pers İmparatoru III. Darius’u da yenilgiye uğratarak Suriye ve Fenike’ye doğru yoluna devam etti. Uzun bir kuşatma sonrası bugünkü Sur kentini de ele geçirerek Mısır’a yöneldi. M.Ö. 332 yılında Mısır’a girerek bugün İskenderiye olarak anılan Aleksandria kentini kurdu. Buradan tekrar Pers topraklarına yönelerek Persepolis’te I. Kserkses’in sarayını yaktı ve Büyük Asya Seferi’ni burada sona erdirdi. Artık Makedonya topraklarından başlayan sefer zafere ulaşmış ve uzun yıllar sonunda dünyanın daha önce görmediği kadar büyük bir imparatorluk kurulmuştu.

İskender'in kurduğu imparatorluk Yunanistan'dan Hindistan'a kadar uzanıyordu.
İskender’in kurduğu imparatorluk Yunanistan’dan Hindistan’a kadar uzanıyordu.

İmparatorluğun Düşüşü ve Geriye Kalanlar

Pers diyarında uzun yıllar geçiren İskender giderek Pers kültürüne göre yaşamaya, hatta Pers giysileriyle boy göstermeye başladı. Yunan askerleri ve ahali tarafından giderek daha fazla tepki çeken bu gibi davranışları sonucu halkının ve ordusunun güveninin kaybetmeye başladı. Çevresindeki alim ve filozofları, danıştığı önemli kişileri çeşitli bahanelerle hapse attırmaya başladı ve filozoflar tarafından da artık desteklenmemeye başladı. Aslında tebaasının yitirdiği bu güven imparatorluğunun da yavaş yavaş çözülmeye başladığının habercisi oldu.

M.Ö. 327 yılında ele geçirdiği topraklardan topladığı yeni ordusuyla Hindistan seferine çıktı. Savaşçı gücünün 35 bin kişiye ulaştığı bu orduyla Hindikuş Dağları’nı geçen İskender çeşitli zaferle kazansa da ordusunun ayaklanmaya hazırlandığını görerek geri dönem kararı aldı.

Tekrar toparlanan ve Hindistan’a yönelen İskender ordusunu büyük bir donanma kurarak İndus Irmağı boyunca hareket ettirdi ve Hint Okyanusu’na ulaştı. Ancak M.Ö. 323 yılında içkili bir eğlencenin ardından hastalandı ve 10 gün sonra henüz 32 yaşındayken öldü.

Büyük İskender’in uzun yıllar ve savaşlarla geçen bir ömür sonunda kurduğu imparatorluk ölümünden sonra Yunanistan, Batı Asya, Doğu ve Mısır olarak dörde ayrıldı. Yunanistan Hükümdarı Cassander’in İskender’in ölümünden 7 yıl sonra İskender’in annesi Olympias’ı, 12 yıl sonra da İskender’in eşi Roksana ve gerçek varisi olan oğlunu öldürmesiyle İskender’in soyu yok oldu ve tarihte hiç yenilmeyen ve bilinen dünyanın neredeyse tamamını tarihin herhangi bir kısmında fetheden tek hükümdar Büyük İskender tarih sayfalarındaki yerini aldı.


[1] https://web.archive.org/web/20200724204105/http://www.perseus.tufts.edu/hopper/text?doc=Perseus:text:1999.01.0243:chapter%3D6:section%3D5

Beğen ve paylaş!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

Kahvenin Tarihi

Paz Oca 31 , 2021
Uzun bir iş gününe başlamadan önce enerji toplamak için, yorucu bir günün sonunda biraz dinlenip keyif yaparken ya da arkadaşlarla biraraya gelinen sıcak ortamlarda ağzımızı tatlandırmak için büyük çoğunluğumuzun vazgeçemediği bir içecek var: kahve. Türk kahvesinin yüzyıllardır evlerimizin demirbaşlarından olmasının yanında, günümüzde zincir kahve dükkanlarının her köşebaşında belirmesiyle kahvenin envai […]
Social Share Buttons and Icons powered by Ultimatelysocial