“Karşı Yaka”dan “Beyoğlu”nun Semtine: Pera

Yenikapı’da yapılan son kazılarla yerleşim tarihi 8500 yıl, kent tarihi 3000 yıl geriye dayanan İstanbul, Türkiye’de en çok turist çeken, iki kıtayı birleştiren, Roma’dan Osmanlı’ya tarihin en büyük kültürel ve siyasi imparatorluklarına ev sahipliği yapan kadim bir şehir. İstanbul’un en turistik ve tarihi semtlerinden biri de Galata Kulesi çevresindeki Galata’nın yukarısında Tünel’den Taksim Meydanı’na kadar uzanan İstiklal Caddesi çevresine yayılmış şimdiki adıyla Beyoğlu, nostaljik adıyla Pera semti. Biz de İstanbul’un bu ilgi çeken semtinin tarihine göz atalım ve ruhunu kaybetmesiyle konuşulan bu tarihi semtin geçmişini merak ettik. Keyifli okumalar!

İlk Yerleşim

Matrakçı Nasuh
Matrakçı Nasuh’un minyatüründe Tarihi Yarımada ve karşısındaki Pera.

Bilindiği üzere İstanbul’un ilk yerleşimi ilk çağlarda Tarihi Yarımada’da başlamış, bu bölge önce Doğu Bizans’a Konstantinopolis adıyla başkentlik yapmış, Osmanlı İmparatorluğu’nun fethiyle de Türk-İslam dünyasının merkezlerinden birine dönüşmüştür. İşte bu tarihi yarımadanın Haliç tarafına bakınca tam karşıdaki kıyılarda ve kıyıyı takip eden tepelerde bu eski dönemlerde çok seyrek bir yerleşim ve daha çok üzüm bağları şeklinde ekilmiş tarım alanları, bağlar ve bahçeler mevcuttu. Yerleşim 528 yılında inşa edilen ve 1348’de Cenevizliler tarafından yenilenen Galata Kulesi çevresindeydi. Ancak, bu semt eski şehrin tam karşısında yer almaktaydı ve Yunanca’da “karşı yaka, öte” anlamına gelen Pera olarak anılmaktaydı.

“Beyin Oğlu”nun Gelişi

Semtin şimdi de kullanılan bir diğer ismi Beyoğlu’nun geçmişi ise iki rivayete dayanmakta. Bunlardan ilkine göre Fatih Sultan Mehmet döneminde Trabzon İmparatorluğu Prensi’nin İslamiyet’i kabul edip bu bölgeye yerleşmesi semte adını vermiştir. Diğer rivayete göre ise Kanuni Sultan Süleyman zamanındaki Venedik Elçisi Andrea Gritti’nin oğlu Luigi Gritti’nin Taksim dolaylarında bir konakta oturması sonucu bölge Beyoğlu adını almıştır.

16. yüzyılın ortasına kadar kısıtlı bir yerleşimle birlikte bağ ve bahçelerin bulunduğu semtte Fransa’ya yerleşim izni verilmesiyle bölge gelişmeye başlamıştır. Önceden Galata’da bulunan elçiliklerden önce Fransa, ardından Venedik ve İngiltere elçiliklerini Pera’ya taşımıştır. Bu gelişmeler bile bölgenin 19. Yüzyıldaki parlak dönemini henüz yakalamasına izin vermemiştir.

Pera’nın Parlak Yüzyılı

19. yüzyıla Pera yani Beyoğlu’nun önce ya da daha sonra hiçbir zaman olmadığı kadar gelişmiş ve parlak olduğu yüzyıl denebilir. Buna sebep olan birçok etken vardır.

19. yüzyılda İstiklal
19. Yüzyılda “Grand Rue de Pera” yani İstiklal Caddesi.

Öncelikle 19. Yüzyıla gelindiğinde Osmanlı İmparatorluğu Avrupa ülkeleriyle olan diplomatik ilişkilerini ve ticaretini en yüksek seviyeye geliştirmişti. Bu sebeple Hollanda, Fransa, Rusya, Amerika Birleşik Devletleri, İsveç gibi yeni devletler de bu gelişen bölgede önceden bulunan büyük devletlerin hemen yanında elçiliklerini açmış ve bölgeyi diplomasinin merkezi haline getirmişlerdir.

Aynı zamanda, ticaretin gelişmesiyle ticareti elinde bulunduran gayrimüslimler o zamanlar Avrupalılar’ın adlandırmasıyla Grand Rue de Pera, şimdiki adıyla İstiklal Caddesi civarında hem ticarethanelerini hem dükkanlarını açmışlardır. Diplomatlar ve zengin tüccarların çoğunluğunu oluşturduğu bölge halkı ise zamanına göre yüksek gelire sahip ve kültür-sanatla ilgilenen bir kitle olduğundan 19. Yüzyıl boyunca bölge Avrupa tarzı sanat merkezleri, operalar, tiyatrolar, kafeler, restoranlar barındıran bir kültür merkezi haline de dönüşmüştür. 1800’lerin başında Sultan I. Abdülmecid’in Topkapı Sarayı’nı bırakarak Dolmabahçe Sarayı’na taşınması da bölgenin siyaseten ağırlık kazanmasını sağlamıştır.

1870 yılında bölgede Büyük Pera Yangını denen korkunç bir felaket yaşanmış ve çevredeki binaların çoğu yanmıştır. Ancak, bu yıkım çabuk atlatılmış, yıkılan binaların yerine daha güzel ve mimari açıdan daha önemli binalar yapılmış ve bölge yeniden canlanmıştır.

Cumhuriyet Dönemi

Pera’nın 19. Yüzyıldaki önemini kaybetmesi bu önemi kazandıran unsurların Cumhuriyet idaresi altında bölgeden taşınması ya da ayrılmasıyla olmuştur.

6-7 eylül olayları
6-7 Eylül Olayları’nın hemen ertesi.

Öncelikle, Cumhuriyet kurulurken verilen savaşlar Pera bölgesi ahalisinin devletleriyle yapılmıştı. İlk başta Rumlar, ardından İngiltere, Fransa gibi büyük Avrupa devletlerinin bölge sakinleri Osmanlı’dan yeni devlete 1914’ten 1923’e kadar savaşılan devletlerin mensuplarıydı ve bunlar zaman içerisinde savaş ortamında bölgeyi terk ederek ülkelerine döndüler. Ardından Ankara’nın başkent oluşuyla Pera’daki elçilikler Ankara’ya taşınmaya başladı ve bölgenin siyasi ağırlığı da ortadan kalktı. Son olarak 1950’lerdeki Rum karşıtı politikalar, 6-7 Eylül olayları gibi saldırılar bölgenin ana unsurlarından olan Rumların ticarethaneleriyle birlikte bölgeden tamamen ayrılmasıyla sonuçlandır. 1990’lara kadar gerekli özenin gösterilmediği Beyoğlu, 90’larda öncelikle İstiklal Caddesi’nden başlanarak yenilenmeye başlandı. Yapılan çalışmalarla yeşilini kaybetse de İstiklal Caddesi ve çevresi günümüzde de en çok turist çeken, caddede yürümenin zorlaştığı kadar kalabalık olan bir merkez haline geldi.

Beğen ve paylaş!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

Deprem: Türkiye'nin Gerçeği

Cts May 2 , 2020
1980-90 arası yıllarda doğanların çocukluklarının en büyük travmalarından biri 17 Ağustos 1999’da meydana gelen Gölcük merkezli ve 7.4 büyüklüğündeki depremdi. Deprem sonrası yaşanan acılardan alınan dersler ve çıkarılan yönetmeliklerle yapılar depreme dayanıklı hale getirilmeye çalışılsa da hala hedefe ulaşabilmiş değiliz. Marmara fayının yakınındaki İstanbul gibi büyük metropollerle birlikte Doğu Anadolu […]
deprem
Social Share Buttons and Icons powered by Ultimatelysocial