MTA ORUÇ REİS DOĞU AKDENİZ’DE

Son günlerde gündemin sıcak konularından biri Doğu Akdeniz’de Türkiye ile Yunanistan arasında iki ülkenin ihtilaflı bulunduğu kıta sahanlıklarında doğalgaz arama faaliyetlerine girişmesi. Türkiye’nin burnunun dibinde Kıbrıs adasının güneyinde Rumlar, Mısır ve İsrail ortaklığında ve Yunanistan gözetiminde doğalgaz arama lisanslarının verilmesine Türkiye’nin karşı çıkması ve kendi kıta sahanlığında ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin de hakkının bulunduğu bir sahada arama faaliyetlerinin başlayacağını öğrenen Türkiye ise donanmasının gözetiminde Oruç Reis arama gemisini sahaya sürerek yetkilendirdiği alanlarda doğalgaz arama faaliyetlerine başladı. Peki günlerdir Doğu Akdeniz’de bir donanma üyesi gibi olası çatışma alanında görev yapan Oruç Reis gemisinin geçmişi nedir? Oruç Reis gemisinin özellikleri nelerdir?

Oruç Reis olarak bildiğimiz bayrağımızın renklerindeki dev geminin resmi adı MTA ORUÇ REİS. MTA kısaltması geminin Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğü’nün sahipliğinde olduğunu belirtiyor ve aslında kullanım amacını da anlatıyor.

Gemi Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğü tarafından Nisan 2012’de Tuzla’daki İstanbul Denizcilik Tersanesine sipariş ediliyor ve yapımı 3 yıl sürüyor. 28 Mart 2015 tarihinde denize indirilen MTA Oruç Reis ismini Doğu Akdeniz’de egemenlik kuran 1474-1518 arasında yaşayan ünlü Osmanlı denizcisi Oruç Reis’ten alıyor. Gemi 87 metre uzunluğunda ve 8 metresi deniz altında olmak üzere 23 metre yüksekliğinde. En yüksek sürati 17 knot olan gemi 2520 kw güç üreten 12 silindirli 4 adet ABC marka motordan gücünü alıyor.

oruç reis

Oruç Reis ve Arama Teknolojisi

 Oruç Reis gemisi doğalgaz ve petrol araştırmaları yanında sismik ve oşinografik araştırmalar da yapabiliyor. İki ve üç boyutlu görüntüleme ve deniz tabanı haritalandırması yapabilen gemi oşinografik ve jeolojik olarak multidisipliner olarak kullanılabiliyor. Haritalama yapabildiği derinlik ise 8 bin ile 10 bin metre arasında değişiyor.

Ne olmuştu?

Türkiye ile Libya 27 Kasım 2019’da Deniz Yetki alanlarının Sınırlandırılması Antlaşması imzaladı. Buna göre Türkiye Rodos ve Girit’in güneyinde kalan bölgeyi kıta sahanlığı içinde gördüğünü açıkladı. Türkiye’nin bu hamlesine Yunanistan Avrupa Birliği nezdinde destek arayarak ve Mısır ile Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması Antlaşması imzalayarak karşılık verdi. Türkiye ise 21 Temmuz 2020 ve 10 Ağustos 2020’de denizcilere duyuru anlamına gelen iki NAVTEX yayımlayarak TPAO’nun verdiği lisanslara göre Libya ile imzalanan antlaşma dahilindeki bazı bölgelerde Oruç Reis gemisiyle sismik ve doğalgaz araştırması yapacağını duyurdu. Yunanistan da buna karşılık hemen birkaç saat sonra başka bir NAVTEX yayımladı. Türkiye’nin duyurduğu kıta sahanlığının yasa dışı olduğunu ilan etti. Oruç Reis’e eşlik eden Türk donanmasına ait savaş gemilerinin Yunanistan’a ait bölgede tacizde bulunan gemilerle sürtüştüğü gündeme geldi. Olayların sıcak çatışmaya evrilmemesi için diplomatik kanallara dönülmesi çağrısına ise Yunanistan’ın ne cevap vereceği halen merak konusu.

Beğen ve paylaş!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Social Share Buttons and Icons powered by Ultimatelysocial