Süveyş Kanalı: Dünya Ticaretinin Ana Arteri

Ever Given 24 Mart 2021’de Süveyş Kanalı’nı tıkayarak dünya ticaretinin aksamasına sebep oldu.
Kaza sonrası geminin kanaldaki pozisyonu buydu.

24 Mart’ta haber bültenlerinin son dakika olarak verdiği haberde Süveyş Kanalı’nın Japon Shoe Kisen Kaisha firmasına ait ve Tayvanlı Evergreen tarafından işletilen Panama bandıralı Ever Given gemisinin karaya oturmasıyla Kanal’ın gemi trafiğine kapandığı anlatılıyordu. Dünya ticaretinde 2020 senesinde geçiş yapan 18500 gemi ile yüzde 12’lik pay dolayısıyla çok önemli bir role sahip olan Kanal’ın kapanması sonucu dünya ticaretinin günlük 10 milyar dolarlık zarara uğradığı açıklandı. 29 Mart’ta Ever Given’ın bulunduğu yerden kurtarılmasıyla sorun çözüldü ve kanal yeniden trafiğe açıldı. Böylece büyük bir kriz yerini zararın kim tarafından karşılanacağı sorusuna bırakarak son buldu. Peki dünya ticareti ve dolayısıyla siyasetinde büyük bir önem arz eden Suveyş Kanalı ne zaman ve nasıl inşa edildi? Kanalın tarihinde neler yatıyor? Gelin birlikte göz atalım. İyi okumalar!

Antik Çağlardan Gelen Fikir

Bir teknoloji devrimi projesi olarak görülen büyük boyutta kanal yapımı aslında düşünsel köklerini Antik Mısır’da buluyor. Firavunlar döneminde yani milattan iki bin yıldan fazla süre önce Nil Nehri ile Kızıl Deniz’i birbirine bağlayan doğu-batı yönünde kanalların varlığı tarihsel belgelerle kanıtlanmış durumda. Bu kanalların bir kısmı ünlü Mısır hükümdarı II. Ramses tarafından yaptırılmış. Yüzyıllar içinde oluşan kanal ağıyla Nil Nehri ile Kızıl Deniz arasında ulaşım kolaylaştırılmış. Aristoteles’in Meteoroloji üzerine eserinde de bahsedilen kanal projelerinden birinde Sesostris ve ardından Darius’un projelerinden söz edilir ancak bu projeler Kızıl Deniz’in Nil Nehri’nden yüksekte olduğunun fark edilmesiyle eğer iki su yolu birbirine bağlanırsa tuzlu deniz suyunun tatlı nehir suyuna karışacağı ve geri dönülmez zararlar doğacağı gerekçesiyle rafa kaldırılmış.

Osmanlı’nın Büyük Rüyası

Sokullu Mehmet Paşa Kanal Projesi
Sokullu Mehmet Paşa’nın Marmara Kanalı projesinin rotası. Sol altta Sokullu’nun orijinal projesi.

Kızıl Deniz ve Akdeniz’in bir su yoluyla birbirine bağlanması kurduğu donanma, yetenekli denizci ve komutanlarıyla 1500’lü yıllarda Doğu Akdeniz’i domine eden Osmanlı İmparatorluğu yöneticilerinin de en büyük hayallerinden biriydi. Özellikle başkent ve şimdiki Arabistan coğrafyasındaki kutsal topraklarla bağlantının kurulması ve Hint Okyanusu’nda da Akdeniz’deki gibi söz sahibi olunması isteğiyle gündeme gelen projelerden en önemlisi Sokullu Mehmet Paşa’nın projesidir. Ancak projenin çok pahalı olması dolayısıyla proje gerçekleştirilemedi.

Kanal İstanbul’un büyük tartışmalarla gündemde olduğu şu günlerde Sokullu Mehmet Paşa’nın bir diğer projesi olan Marmara Kanalı da onun ne kadar ileri görüşlü bir devlet adamı olduğunu ortaya koyuyor. Projeye göre özellikle Karadeniz’de gerçekleşen ticaretin ve Kuzeydoğu Anadolu’dan İstanbul’a taşınan kereste ürünlerinin deniz yoluyla daha kolay taşınması amacıyla bugünkü Sakarya Karasu civarından Sapanca Gölü’ne, Sapanca Gölü’nden de İzmit Körfezi’ne açılacak iki kanalla Karadeniz ve Marmara Denizi arasında yeni bir su yolu açılacak ve ticaretin bir kısmı bu yola yönlendirilecekti.

Fransızların Yanlış Hesabı ve Kaçan Fırsat

1700’lerin sonunda Hindistan’da ve Hint Okyanusu bölgesinde imparatorluğunu genişleten İngiltere’nin ticaret güzergahını ve Avrupa’yla Mısır üzerinden olan bağlantısını koparmak isteyen Napolyon Bonapart liderliğindeki Fransız orduları 1798-1801 arasında sürecek Mısır Seferi’ni gerçekleştirdi. Sefer esnasında antik Mısır’dan kalma kanal projelerine dair tabletler ele geçiren Napolyon kuzey-güney yönlü ve Akdeniz’le Kızıl Deniz’i birbirine bağlayacak bir kanal inşa edilmesi emrini verdi ve Fransız mühendisler hemen çalışmaya başladı. Ancak yapılan yanlış hesaplamalar sonucu Kızıl Deniz’in Akdeniz’den 8.5 metre daha yüksek olduğu ve inşaat sırasında kanal havuzları inşa edilmesi gerektiği, bunun ise çok pahalı olacağı değerlendirmesine varılarak kanal inşaatından vazgeçildi.

İngiltere İlgisi ve Süveyş Kanalı’nın İnşası

Ünlü İngiliz ve Fransız girişimcilerin Mısır’da bir kanal inşa edilmesine dair ilgileri 1800’lerin başında giderek arttı. 1830’da General Francis Chesney, İngiliz Hükümeti’ne Akdeniz ve Kızıl Deniz arasında kot farkı olmadığına dair bir rapor sundu ancak dikkate alınmadı. Fransız ve İngilizler arasında Kanalla ilgilenenler konuyla alakalı küçük topluluklarda toplanarak fikir alışverişinde bulunmaya ve bu projeyi geliştirmeye başladılar. Sonunda eski bir Fransız diplomat olan Ferdinand de Lesseps’in başını çektiği ve uluslararası ilgililerden oluşan Süveyş Kanalı Şirketi, 1854 ve 1856’da Mısır Hidivi Said Paşa’dan imtiyazlar aldı ve kanalın inşaatı Süveyş Kanalı Şirketi altında 25 Nisan 1859’da başladı.

Kanalın inşaatı tam 10 yıl sürdü. İnşaat sırasında aynı anda yaklaşık 30 bin kişinin her zaman çalıştığı ve 1869’a kadar süren inşaat sırasında on binlerce işçinin çöl ortamındaki çalışma koşulları ve salgın hastalıklardan öldüğü tahmin edilmekte. Kanalın 15 Kasım 1869’da başlayan açılış törenlerine Mısır Hidivi İsmail Paşa dışında Fransız İmparatoru I. Franz Joseph ve İmparatoriçe Eugenie, Prusya Veliaht Prensi ve Hesse Prensi de katıldı. Kanaldan ilk tam geçişi yapan İngilizlere ait Newport gemisi mürettebatının kanalın bazı noktalarında projedeki derinliğin sağlanmadığı ve karaya oturma tehlikesi olduğu ortaya çıksa da büyük bir sorunla karşılaşılmadı ve ilk geçiş 15-17 Kasım 1869 tarihleri arasında iki günde tamamlandı. Kuzeydeki Port Said’te başlayan kutlamalar yol boyunda İsmailiyye ve en güneydeki Süveyş şehirlerinde de sürdü.

Süveyş Kanalı'nın açılışı
Süveyş Kanalı’nın açılışını tasvir eden bir resim.

Kanalın Dünya Ticaret ve Siyasetine Etkisi

Süveyş Kanalı Osmanlı askerleri
Süveyş Kanalı’nı savunmaya hazırlanan Osmanlı askerleri.

Süveyş Kanalı’nın açılmasının en büyük etkisi Avrupa ve Hint Okyanusu arasındaki ticaretin Güney Afrika’daki Ümit Burnu’ndan Mısır’a kayması oldu. Bu kayma Hindistan ve İngiltere arasındaki mesafeyi o günün şartlarıyla 90 günden 40-45 güne indirmesiyle bir devrim niteliğindeydi. Bu durumun dünyadaki siyasi ve stratejik dengeleri de İngiltere lehine değiştirmesi bir anda olmasa da zaman içinde gerçekleşti. Nitekim I. Dünya Savaşı’nda savaşın en kanlı ve stratejik çatışmalarından bazıları Osmanlı Devleti ve İngiltere arasında Kanal bölgesinde gerçekleşti. Mısır üzerindeki Osmanlı hakimiyeti geri gelmeyecek şekilde son buldu. I. Dünya Savaşı’nda olduğu gibi II. Dünya Savaşı’nda da İngiltere’nin Hindistan’la bağını koparmak isteyen Mihver Devletleri’nin en önemli hedeflerinden biri Süveyş Kanalı oldu. Ancak, bu hedefe ulaşamadılar ve Hindistan ve Uzak Doğu sömürgeleriyle bağı kesilmeyen Müttefik Devletler’in savaşı kazanmasında buradan süren asker sevkiyatı ve ticaret önemli rol oynadı.

Beğen ve paylaş!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

Nereden çıktı bu Avrupa Süper Ligi?

Pts Nis 19 , 2021
18 Nisan 2021 Pazar akşamı futbol dünyası Avrupa’dan gelen haberlerle çalkalanmaya başladı ve sonunda yıllardır süregiden bir tartışma sansasyonel bir şekilde nihayete erdi. Avrupa’nın en zengin ve dünyanın en başarılı futbol kulüplerinden olan Real Madrid, Barcelona, Atletico Madrid, Manchester City, Manchester United, Chelsea, Arsenal, Tottenham Hotspur, Liverpool, Juventus, AC Milan, […]
Social Share Buttons and Icons powered by Ultimatelysocial