Tarihten Bugüne Emirgan Korusu

Emirgan Korusu köşkleriyle ünlü.

Koronavirüs salgınıyla geçen bir seneden fazla zamandır hepimiz çoğunlukla evlerimize kapandık. İş ya da başka sebeplerle dışarı çıkmak zorunda kalanlarımız da ya kendimizi maske ve mesafeye dikkat ederek korumaya çalıştık ya da kalabalıktan uzak alanlar aradık. Biraz olsun nefes almak isteyenlerimiz de parklara, bahçelere, sahillere koştuk. Arkadaşlarla ya da ailemizle biraraya geldiğimiz zamanların keyfini artıran festivallerse çok uzak mazide kaldı sanki. Yine de açık havada gerçekleştirilen bazı festivaller sosyal mesafe kuralları gözetilerek yapılmaya devam ediyor. Bunlardan biri de İstanbul’un en güzel manzaralarından birine sahip yeşil alanı olan Emirgan Korusu içerisinde gerçekleştirilen İstanbul Lale Festivali. Her yıl Nisan ayında gerçekleştirilen Lale Festivali kapsamında dikilen laleler açtı, rengarenk görüntüleriyle bu sene de 30 Nisan’a kadar ziyaretçileri karşılıyor. Peki Lale Festivali’ne ev sahipliği yapan Emirgan Korusu’nun tarihi nereye kadar uzanıyor? Gelin birlikte öğrenelim!

Düşmanlıktan Dostluğa: Emir Güne Han

Emirgan Korusu aslında tarihi Bizans dönemine dayanan bir yeşil alan. Koruluktaki servilerden dolayı servilik anlamına gelen Kyparades denir ve zamanın zenginleri koruya sayfiye amaçlı ziyaretlerde bulunurmuş.

emirgan-korusu
Emirgan Korusu’nun eski bir görüntüsü.

16. yüzyıla gelindiğinde yeşillik alan Nişancı Feridun Bey’e verilir ve Feridun Bahçeleri olarak anılmaya başlar. 17. Yüzyılda Osmanlı Padişahı IV. Murat’ın İran Seferi’ne çıkmasıyla korunun tarihi resmen değişir. İran Seferi’nde Revan Kalesi’ni ele geçiren IV.Murat, dönüşte kalenin sahibi Emir Güne Han’ı da esir olarak yanında İstanbul’a getirir ancak Emir’le IV. Murat’ın ilişkisi zamanla düşmanlıktan dostluğa dönüşür. Emir Güne Han’ın zekası ve arkadaşlığından etkilenen Padişah, Emir Güne Han’ı serbest bırakır ve bugünkü Emirgan Korusu’nun bulunduğu araziyi ona armağan eder. İşte, korunun bugünkü ismi de Emir Güne Han’a dayanır ve zamanla söylene söylene Emirgan adını alır. Emir Güne Han ya da sonradan aldığı adıyla Yusuf Paşa, koruya Yusuf Paşa Köşkü olarak anılan köşkü yaptırır.

1861-1871 arasında padişahlık yapan Sultan Abdülaziz zamanında ise koru Mısır Hidivi İsmail Paşa’ya verilir. İsmail Paşa koruya 1871-1878 yılları arasında bugün Pembe Köşk, Beyaz Köşk ve Sarı Köşk olarak bilinen köşkleri yaptırır.

Hidiv İsmail Paşa’dan Günümüze Emirgan Korusu

emirgan-lale-festivali
Her sene Nisan ayında gerçekleştirilen Lale Festivali’nde on binlerce rengarenk çiçek doğaseverleri karşılıyor.

Mısır’da hıdivliğin İngiliz ve Fransızlar tarafından 1879’ta kaldırılmasının ardından Hidiv İsmail Paşa’ya koruya gelir ve ölene kadar burada kalır. Hidivin ölümünün ardından Hidiv ailesinin elinde kalan Emirgan Korusu, 1940 yılında İstanbul Valisi ve Belediye Başkanı Lütfi Kırdar’ın girişimleriyle devletleştirilir ve park olarak halkın ziyaretine açılır. O gün bugündür İstanbulluların ve turistlerin gözdelerinden olan Emirgan Korusu hala ziyaretçilerine ferahlık ve sakinlik sunan bir kaçış mekanı olmayı sürdürüyor.

Kaynaklar:

https://tr.wikipedia.org/wiki/Emirg%C3%A2n_Korusu

Beğen ve paylaş!
Posted in Genel

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

Uzay Yarışı: Uzaya Ulaşan Soğuk Savaş

Cts May 8 , 2021
19 Nisan 2021 günü insanoğlunun uzay macerasında mihenk taşlarından biri olarak tarihteki yerini aldı. NASA’nın yeniden insanlı uzay yolculuğu projesini başlatılırken hedef bu sefer Kızıl Gezegen Mars olarak seçildi. Bu kapsamda 30 Temmuz 2020’de Perseverance programı başlatıldı ve Perseverance 18 Şubat 2021’de Mars’a iniş yaptı. Mars’ta hayat arayışında bilimsel veriler […]
Social Share Buttons and Icons powered by Ultimatelysocial